Mısırlılar ve Hipokrat zamanından beri uygulanan bir tedavi şekli olan ve dondurma, kar ya da soğuk olarak da bilinen kryoterapi , tüm dünyada giderek artan bir yaygınlığa ulaşmaktadır. Çin ve ABD gibi ülkelerde tedavi edilen hasta sayısı oldukça artmıştır. Sadece ABD’de 2007 yılında 10.000’den fazla hastaya kryoterapi uygulaması yapılmıştır.

1901 yılında ünlü JAMA dergisinin bir sayısında çıkan makalede —180°C’ye kadar soğutulan sıvı oksijenle bazı ağız ve deri lezyonlarının iyileştirildiğinden bahsedilmiştir. 1938’de ilk kapalı devre aygıtı kullanarak sinir lezyonunda deneyen ve kryoterapide (cryotherapy) belki de çığır açan Amerikalı bir beyin cerrahı bu kez sıvı oksijen yerine sıvı azot kullanmıştır. Sıvı azot sayesinde 50’li yıllarda katarakt ameliyatlarında, jinekolojik problemlerde de iyi sonuçlar alınmıştır.

Kryoterapide dondurma işleminde kullanılacak olan gaz, prob içinden geçirilir ve gaz probun ucunu aşırı derecede soğutur. Soğuk etkisiyle yapılan bu müdahalede hücrenin ölümü meydana gelir.

Kryoterapiye dayanarak geliştirilen Cryo Kabin (kryokabin, kryosauna) sistemleri ile bu tedavi şekli tüm dünyada her geçen yıl daha da popülarite kazanmaktadır.

Uzun yıllardır kullanılan Cryo Kabin sayesinde tüm vücuda uygulanabilir hale gelen kryoterapi pek çok doktorun güvenle uyguladığı bir tedavi metodu olarak çeşitli bilimsel makale ve tezlere konu olmuştur.

Tüm-Vücut Kriyoterapisi Nedir?

Sıvı azotun gaz haline getirilmesiyle çalışan bu sistem, 3 dakikalık seans süresinde kabin içi ortam ısısını -120 ile -186°C’ye kadar soğutuyor ve vücut ısısını 16 dereceye kadar düşürerek ortalama 700 kalori ile 1000 kalori arasında enerji yaktırıyor. Bunun yanı sıra ani ısı düşüşü ve vücutta yarattığı şok etki ile de kan dolaşımının önemli oranda hızlanmasını sağlıyor ve vücut buna direnç artışı olarak tepki veriyor. Üstelik seans süresince kişi üşümüyor; aksine cilt yüzeyinde ısı artışı gibi farklı bir his uyandırıyor.

Tüm-vücut kryoterapi sinde,bölgesel değil tüm vücut dâhilinde uygulama yapılmaktadır ve bu sistem yalnızca kilo verme, incelme ve selülit tedavisinde değil, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendirme ve ağrı tedavisinde de kullanılabilmektedir. Yapılan araştırmalar, düzenli uygulandığı takdirde tüm-vücut kryoterapisinin, dolaşımı hızlandırıp vücut direncini artırdığını ortaya koymaktadır.

Sistem selülit tedavisinde de etkili oluyor. Selülitli bölgede oluşturulan aşırı soğuk, kılcal dolaşımı hızlandırırken aynı zamanda selülitlerin oluşumuna neden olan artık maddelerin ve yağ hücrelerinin dondurularak parçalanmasını da sağlıyor.

Tüm-vücut kryoterapisinin, obezite hastalığının tedavisinde olumlu sonuçlara yol açtığı ve zayıflamaya önemli ölçüde fayda sağladığı gözlemlenmiştir. Ayrıca bu tedavi yöntemi kronik ağrıları anında gidermeyi ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesini sağlamaktadır.

Romatizmal hastalıklar, sedef hastalığı, egzema ve diğer cilt hastalıklarına karşı iyileştirici etkisi vardır. Fiziksel ve zihinsel stres ile buna bağlı uykusuzluğun giderilmesini, ısı regülasyon sisteminin dengelenmesini ve ödemlerin ortadan kaldırılmasını, cildin gençleşmesini, güneşe maruz kalmış veya solaryum cihazlarıyla bronzlaşmış cildin tekrar canlanmasını sağlamaktadır. Cilt yanıklarını hafifletip cildin kısa sürede toparlanmasına ve iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Sporcularda vücut aktivitesini arttırıp sporcu yaralanmalarında da iyileşme hızını arttırmaktadır.

Cryo Kabin yeni çıkan vücut şekillendirme ve yağ parçalama cihazlarının en gelişmiş halidir. 

Daha önce Türkiye’de üretilmiş benzerlerinden daha güvenli olan ve daha uygun fiyata erişilebilecek Cryo Kabin, profesyonel çalışma sistemi ile değişik ısılarda araştırma ve tedaviye yönelik olarak hekimler tarafından hastanelerde ve kliniklerde kullanılabilir. Ayrıca otomatik çalışma sistemi sayesinde güzellik salonları ve spa merkezlerinde kullanımı da son derece uygundur. Robin Kozmetik tarafından, yepyeni bir teknoloji ile üretilen Cryo Kabin kozmetik ve medikal CE sertifikalarına ve patente sahip, Türkiye’deki tek %100 yerli üretim cihazdır.

Dünyadaki benzerlerinden daha az azot tüketen (% 40 daha az azot tüketimi) cihaz tam otomatik çalışma sistemi ile bugüne kadarki en güvenli ve en etkili tüm-vücut kryoterapi sistemi olup bir teknoloji ve tasarım harikası olarak nitelenebilir.

Bu kabin sayesinde hem bölgesel incelme, toparlama elde edecek, hem de istenmeyen selülitlerimizden kurtulmuş olacağız. Çok uzun bir sürece ihtiyacımız olmadan, herhangi bir zaman diliminde kendimize sadece 3 dakika ayırmamız yeterli.

Daha önceki bir yazımda da kryoterapinin tarihinden bahsetmiştim. Bilimsel açklamalar ışığında, hastalıkların tedavisinde kryoterapiyle alınan olumlu sonuçları gördükçe insan böyle bir teknolojiyle tanıştığı için kendini mutlu hissediyor. Düşünülecek olursa bu makina bildiğimiz ya da bilmediğimiz birçok rahatsızlıklarımızı tedavi edecek, günün stresinden bizi arındıracak, şoklama etkisi ile bedemizi diri ve dinç tutacak. Özellikle kadınlar için olmazsa olmazlardan biri olarak vücudumuzu şekillendirecek. Bin bir derde deva bulunacak bu cihaz bence tam anlamıyla mucizevi bir teknoloji harikası.